Harmony Clean Flat Responsive WordPress Blog Theme

30. KCBT: Harry Potter ve Lanetli Çocuk | Yorum

04:29 Kitap Sara'yı 0 Comments Category :



Sekizinci Hikâye. On Dokuz Yıl Sonra...
İlgili resim

Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç içe geçerken hem baba hem oğul tedirgin edici bir gerçeği, bazen karanlığın beklenmedik yerlerden geldiğini öğrenir.

"Harry Potter ve Lanetli Çocuk", J.K. Rowling, John Tiffany ve Jack Thorne'a ait yeni bir özgün hikâyeden yola çıkarak Jack Thorne'un yazdığı yeni bir oyun. Bu oyun sadece sekizinci Harry Potter hikâyesi değil, aynı zamanda tescilli olarak sahneye koyulan ilk Harry Potter hikâyesi. 30 Temmuz 2016'da Londra West End'de gerçekleşen prömiyerin hemen ardından Sahne Metni Özel Baskısı, dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları Harry Potter, arkadaşları ve ailesinin devam eden yolculuğuyla buluşturuyor.



Yorum


Herkese merhaba! Bugün bir haftadır okuduğum, okul ve ödevler yüzünden ancak bitirdiğim lanetli çocuğun yorumu girmek istiyorum bloğa. Aslında video çekecektim ama bloğa geri dönmüşken yazmak istedim. Öncelikle rahatsız olduğum/anlamadığım kısımları belirtmek istiyorum. İnsan düşününce Jo'nun bu denli emek verip yazdığı seri üzerine başka birinin bir kitap daha yazmasına nasıl izin verdi ki diye başlamak istiyorum. Bir senaryo yazılıp tiyatro oyunu gerçekleştirilmesini anlarım ama kitaplaştırılması? Buradan Jo'nun çok uyumlu biri olduğunu çıkarabiliriz sanırım. Ben kitabı okurken hikayenin tiyatro metni biçiminde anlatılmasından rahatsız oldum. Bu, bu şekilde okuduğum ilk romandı ve sürekli sahnelerinden birden değişmesini veya betimleme olmadan okumanın zor olduğunu keşfettim. Kitapları bu şekilde okumaya alışık olmadığım için ne oluyor moduna girdim okurken ama sonuç itibariyle lanetli çocuk çıkmadan evvel bile tiyatro metni şeklinde çıkacağını biliyorduk o yüzden bu konuda fazla şikayet edemem. Kitapta garipsediğim HP'de olduğu gibi değil de daha farklı yansıtıldığını düşündüğüm karakterlerden biri atadam Bane. Bane, kitabı okuyanların ve filmleri izleyenlerin de bildiği gibi türünün en kibar ve anlayışlı üyesi. Büyücülere (Harry Potter'a) yardım ettiği, Hagrid ile arkadaşlık ettiği için türdaşları tarafından az daha linç edilecekti eğer Hagrid yetişmeseydi. Ondan sonra hatırladığınız gibi Dumbledore tarafından okula hoca olarak alındı ve iki yıl gibi bir süre boyunca atadamlar tarafından öldürülmemek için ormana bir daha adım atmadı ta ki Hogwarts Savaşından sonra affedilip arkadaşlarının arasına dönene kadar. Bane, atadamların arasından atıldığı süreçte bile Hagrid'e yardım etmiş, Harry'e veya büyücülere en ufak bir kabalık etmemiştir. Böylesine kibar bir karakteri kaba biri olarak yansıtmaları çok yanlıştı, Bane öyle biri değildi. Karakterler bakımından rahatsızlık duyduğum başka bir kısım da Harry'nin Dumbledore'a kaba davrandığı bir sahne, Harry her zaman Albus'a saygı duymuştur bu şekilde aksettirilmesinden hoşlanmadım. Draco ile Harry son filmde dostça veda ettiler seriye, bu ikilinin yeniden Hogwarts'daymışcasına bir birlerine düşman olmaları da yeterince ilginçti. Herkesin bildiği gibi Draco da Harry'de bir birbirinin hayatını kurtardı ve artık Draco eski karakterin sıyrılmıştı. Kitap eğer 19 yıl sonra diğer hikayenin devamı olarak başlıyorsa yazarın HP serisi hakkında iyi bilgi sahibi olmadığını söyleyebilirim. Lanetli çocukta en sevdiğim karakter Scorpius Malfoy oldu. O kadar neşeli ve iyimserdi ki onu sevmemek elde değildi. En sevmediğim ise -kitabı okuyanların tahmin ettiği gibi- Delphi'ydi. Bahsettiğim noktalarda iyileşmiş bir roman olsa daha çok severdim ama yine de Harry Potter'a dair bir şeyler okumak ve o sihirli dünyaya adım atmak büyüleyiciydi.


Puanlama: 3/5

RELATED POSTS

0 yorum