Kitap Yorumu : Hiçliğin Kıyısında | J. A. Redmerski

By kitap sarayi - 02:26



Kitap Hakkında

Kitabın Orjinal Adı : The Edge of Never
Türkçe Editasyonu : Hiçliğin Kıyısında
Yazarı : J. A. Redmerski
Seri Sıralaması : 1 / 2
Seri Adı : The Edge of Never
Tür : Yetişkin Edebiyatı / Günümüz Aşk
Yayınevi : Ephesus
Goodreads Puanı : 4.33


Yorumum 

Dikkat! efenim bu kitap insanın aklına alıp başını gitmek gibi sakıncalı düşünceler sokabilir :P Zira ben de düşünmedim değil gayet cazip geliyor :D Hiçliğin Kıyısında'yı aslında ara tatilde, rahatken okumak istiyordum. Ancak kitaplığımda sürekli gözüme takılması ve benim çok merak etmem sonucu "Oku gitsin yea" dedim :D Hiçliğin Kıyısında bir veya bir buçuk yıldır çıkmasını beklediğim bir kitap olduğundan bahsetmiş miydim? Öyleydi. Çıkmasını çok bekledim ama hemen bitiverdi :(
Daha önceden konusunu okuyup çıkmasını beklediğim bir kitabı okuduktan sonra da sevince aşırının aşırısı sevindim. Böyle durumlarda lys' den 500 tam puan yapmış havası oluyor insanda, evet doğru tercih yapmışım diyorsun kendi kendine :D Bunun anlamı tabii ki kitabı beğendim. Serinin ikinci kitabı olan " The Edge of Always " i heyecanla bekliyorum.

" Bir an durdum ve tanışmasaydık nerede olacağımızı düşündüm.  Ama böyle düşünceler miğdemin kasılmasına neden olduğu için bu kadarı bile fazla gelmişti. Onu tanımamak nasıl olurdu hayal edemiyordum. Hayal etmekte  istemiyordum zaten. " 

Spoilerlı Yorum



İlk zamanlar esas oğlanı Black sanmıştım Damon ona vurduğu için kızmıştım. Çünkü Cam doğru düşünüyordu bence Black gayet insancıl birine benziyordu ve Damon benim ilk düşünceme göre herşeyi mahvetmiş esas oğlanı kaçırmıştı. Sonra tekrar karşılaşırlar heralde deyip avutuyorum ben kendimi o bölümden sonra ( hala esas oğlanı o sanıyor ). Bu arada Damon'nın Cam'e olan ilgisini farketmedim sanmayın tabisi tahmin etmiştim :D ama cidden kötü bir şey yahu hani insan tahmin etmez olaydım diyor. Bu olay yüzünden Natalie ile aralarının  bozulmasına değmezdi çünkü :/
Ben baktım kitap ilerliyor ama Black ortalarda yok, bizim kız otobüsteki çocukla konuşunca benim düşüncem; birinci çocuk esas oğlan değil miydi? o.O ( gitti Black ), bana göre otobüsteki çocukta olacak değil o zaman karşımıza çıkacak üçüncü esas adayı beklemeye geçtim direk. Nasıl da yanılmışım :D 

" Yürek daima aşka galip gelir. Her ne kadar pervasız, intihara meyilli, mazoşist olsa da her zaman istediğini yaptırır. "

Kitabın en sevdiğim tarafı ya da yazarın en güzel yazdığı kısım demeliyim sanırım; kesinlikle Cam ve Andrew'in tanışması, arkadaşlığının, sevgisinin sıradışılığı ve insana bunun ne kadar normal bir o kadar yok canım ben olsam hayatta öyle bir şey yapmazdım! Nasıl güvenebilirim ki? Dedirtiyor.

" Zaten hiçbir şey sonsuza kadar sürmeyeceği için, bir zamanlar iyi olan her şey sonunda acı verir. " 

İlk zamanlar sadece kızı sorunlu buluyor, Andrew'in bir derdi olduğunu düşünmüyordum. Bunlar birlikte annesine gittiğinde hasta olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. ( o arada durumu anlayalım diye bize tamamen şok olmasın diye yazarım bize kıyak geçip durumu anlamamıza yardımcı oluyor ancak bu hiçte güzel bir süreç değil bu bunları okurken gözlerinizi ıslak bulmaya hazırlıklı olmanız gerekiyor. Demedi demeyin :P ) özellikle en çok şaşırıp nasıl yani o.O modunda olduğum kısım mezarlık kısmıydı daha yeni göz yaşlarımı silip yeniden kitabı elime almış  hüzünlü sahnelere kaldığım yerden devam etmeye bu denli hazırken yazar beni baya şaşırttı. Burada güzel bir şaşkınlıktan bahsediyorum " Happily ever after " gibi olanlardan. Yukarda da dediğim gibi masal cinsinden :)

" Bir şey demedim. Orada öylece durdum, tek kelime edemiyordum... İçim ölüyordu. "

Yolculukları  çok güzeldi. Bir gün Natalie ile Cam konuşurken Nat ona bunun peri masalı gibi olduğunu söylemişti gerçekten de bir peri masalı ve okuyucuyu inandıran türden bir hikâye için okuyun derim ben sevdim :) 

Puanlama : 5 / 5





  • Share:

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

0 yorum