Harmony Clean Flat Responsive WordPress Blog Theme

32. KCBT: Caraval | Stephanie Garber (Kitap Yorumu)

05:43 Kitap Sara'yı 0 Comments Category :




Selam millet! Bir süre orjinal baskısını almak istediğim hatta tam alacakken (hem de özel ciltli baskısını) ülkemizde çıktığı ve türkçe edisyonuna blog tur düzenlemeye karar verdiğimiz için vazgeçtiğim bir kitapla ilgili konuşacağız bugün.Öyle ki yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kısa sürede bir çok satılan ve bestseller olan bu kitabı her yerde görüyor ve neden bu kadar sevildiğini merak ediyordum ki dex kitap kısa süre içinde bizimle buluşturdu. Umuyorum ki diğer seriler de bu kadar hızlı bir şekilde tamamlanır zira ben sonsuz dokunuş ve uyanış kitaplarının devamlarını bekliyorum. Ama bir de bugünün başka bir özelliği var onu da söylemeden geçmelim. Bugün yurtdışında amerika ve ingilterede Acowar (dikenler ve güller sarayı 3) çıktı. Onu da inşallah bir an önce elimize alabiliriz.

Kitap Hakkında


Özgün Adı: Caraval
Yazarı: Stephanie Garber
Goodreads Puanı: 4.02
Yayınevi: Dex Kitap
Tür: Genç Yetişkin/ Romantik/Fantastik


Kitaba ilk başladığınızda sizi şöyle bir metin karşılıyor. Bu mektubun anlaşılması 7 yıl sürdü. Ve inanın mektupta inanılmaz bir basitlikte ve anlaşılırlıkta yazılmış ki benim anlamadığım bir anlam taşıyor olabilir mi diye okuyup duruyorsunuz. En azından ben öyle yaptım. Sonrasında olayı, olay örgüsüne bıraktım tabi ama o an biraz aklımı kurcalamıştı. Caraval'ı elime alır almaz Julian'ın (esas erkek karakterin) esas karakter olduğunu düşünmedim taa ki gerçekten de o olduğunu görene kadar. Çünkü yazar şüphede bırakmayı sevdiğinden olsa gerek belli başlı konularda hep bir gizem hep belirsizlik vardı. Öyle ya Dante'yi bile esas oğlan sandım bir an. Caraval ustası Legend amcayı ha şimdi göreceğiz ha birazdan ee kitabın sonunda o zaman heh gördük enee o da mı değilmiş dur yanlış tahmin o zaman kesin buydu diye diye diye göremedik. Aslında azıcık gördük ama ucundan şunu söyleyebilirim ki eğer Legend'ı tam olarak görebilseydik ben daha çok severdim bu kitabı zira sıkılarak okuduğum kitap değildi ama yazar bence gizemin tadını kaçırmış biraz. 

Tella da bu kadar uçarı bir karakter olmasaydı onu da sevebilirdim. Kitabında sonundaki bölümlerden birinde Scarlett ruh hali baya kötü ama sırf Tella istiyor diye bir şeyleri yapmasından rahatsız oldum zaten Tella için yeterince şey yapmışken bu tavırlar karşısından hemen yumuşamasını çok şaşırdım en azından kızsaydı keşke. Tüm bunların haricinde çok garip bir şekilde en sevdiğim karakter Dante olurken Julian'ı da ondan sonra ki sıraya koyabilirim. Legend'a amca falan dediğime bakmayın yaşı başı olabilir ama dede değil kendisi. Yaşlanmıyor. Kitapta istediğim kadar göremediğim için sitemliyim sadece. Umarım bu çatlağı ikinci kitapta bol bol görürüz. İkinci kitap her ne kadar 2019'da olsa da (yanlış hatırlamıyorsam) en çok okumak istediğim ve yukarıda bahsetmeyi unuttuğum karakterlerden biri de Kont. Oyunbaz kötülerden kim kaldı bu zamanda. 

Legend'ı görmek için heveslenmezseniz rahatlıkla sevebileceğiniz bir kitap.


Puanlama: 3.5 / 5

RELATED POSTS

0 yorum