Harmony Clean Flat Responsive WordPress Blog Theme

13. KCBT : Duygu | Işıl Parlakyıldız ( Kitap Yorumu )

02:50 Kitap Sara'yı 0 Comments Category : , , , , , ,


Kitap Hakkında

Kitabın Adı : Duygu
Yazarı : Işıl Parlakyıldız
Yayınevi : Müptela Yayınları
Türü : Aşk / Dram

Kitap Tanıtımı

Anne sıcaklığı, baba emniyeti olmayan bir dünyada ayakta kalmaya çalışan kırılganlık abidesiydi Duygu. Üç yoldaşı vardı onu taşıyan. “Develerim” derdi onlara. O develer ki İstanbul’un en arızalı tipleriydi. Her ne kadar bela makinesi olsalar da Duygu için tek bir gerçek vardı;


“Bekir candı, Ali kandı, Sedat aşktı.” 

Ve hayat onlar için bir duadan ibaretti. İyiyim…iyiyiz… biz hep iyi oluruz. 
Güçlü olmayı en zorlu yollarda öğrenmiş dev bir çınardı Sedat. Hayatta yorulmuş, aşktan çoktan vazgeçmişti. 
Yüreğini ördüğü çelik duvarlar arasına saklamış acımasız bir adamdı o. Acılarla atılmış düğümlerin arasında 
filiz verebilir miydi aşk? Meleği şeytana döndürüp, şeytanın ruhunu ele geçirebilir miydi aşk?


Duygu ile devam eden blog turumuzda daha fazla Türk yazarla tanışmış oldum.  Çoğu herkes gibi ben de fazla Türk yazar okumuyorum ama özellikle şu aralar kitaplığımdaki Türk yazarların eserleri çoğalmaya başladı. Aramızdan iyi yazarların çıkması beni mutlu ediyor.
Işıl Parlakyıldız geçen yazdan beri bildiğim bir yazardı. Sanırım yazarımızın adını ilk önce yazarın basılmış olan ilk kitabı "Köle" ile duydum sonra hikaye sayfasını keşfettim. Bu yılda iyi haberlerini Müptela Yayınları'na geçmesi ile alınca Duygu'nun blog turunu yapmak istedik. İyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu çünkü genelde Türk yazarlarda hayal kırıklığı yaşıyorum ve kurguyu beğenmeme durumu oluyor bende. Bu tip şeyleri yaşamamak önemli benim için kitabı sevdim, karakterleri sevdim. Ali'm hepsinden ayrı en bi çoğundan sevdim :D ( ama kaderin cilvesine bakın ki o sadece bi kitap karakterleri ). Yazarımız Türk olunca onunla sohbet etme şansım da oldu. Aklımda gelen her şeyi sordum yazarımıza. Ee daha ne ister bir blogger değil mi? :)


Spoiler İçerir!

Hadi kitabı çekiştirelim mi? Evet kitabı okuyanlar bu yorumu okuyorsa benimle düşüncelerini paylaşmaktan çekinmesin! Bir yorum kadar uzağınızdayım :D Kitabı okurken en nefret ettiğim şey ilk başlarda Sedat'ın psikopat sevgilisiydi. Kız manyağın tekiydi, az sinir olmadım ona kitabı okurken. Hadi yine o kızın sorunları vardı diyelim pekii ya Duygu'ya ne demeli?  Kendini çirkin bulması, Sedat'ı sevdiğini anlamaması vs. Insan nasıl aşık olur da anlamaz! Kitabın içine girip sen napıyorsun diye saçını başını yolasım geldi, bu ne arkadaş?! Sinir kat sayım baya arttı yani okurken Ali'm seni çirkin diye seviyor olabilir ama sen kendini bilmiyor musun yani -.-

Duygu'ya içimdekileri kustuğuma göre sıra Sedat'a gelebilir. O da kendi çapında her şeyi yoluna soktuğunu sanıyor. Ama insan bunu nasıl yapar yahu aklım almıyor sırf normal bir yaşantısı olsun diye Duygu'yu sevdiği halde başkalarıyla çıkıyor. En çok uyuz olduğum en çok katlanamadığım şeydi heralde bu. Sonunda birlikte oldunuz çoluğunuz çocuğunuz oldu, neydi o zaman bütün bunlar? Boşu boşuna acı çekmiş oldular -.- 


Ben Romance okumayı seviyorum ancak kitaptaki birlikte olma sahnelerinden rahatsız oldum buna da şaşırdım çünkü bir sürü kitapta artık bunlar var ama böyle hisseden tek ben olmadığımı duyunca rahatladım. Bu kitapta tek hoşuma gitmeyen şeydi. Kitabı geri kalanını sevdim kocaman develer ile dolu bir maceraydı. Develerimizi çok sevdim öyle ki Ali'min basılmasını dört gözle bekliyor, yazarımızın wattpad hesabında da hikâyeyi takip ediyorum :D 

Ve Köle'yi henüz okumadığım fakat çok duyduğum için de ileri de Müptela Yayınları'ndan çıkmasını ümit ediyorum, umarım basılır.

Puan : 3 / 5

Katkılarından Ötürü Müptela Yayınları'na teşekkür ederiz.
 



a Rafflecopter giveaway

RELATED POSTS

0 yorum